İETT SmartSafe Mobility – Yapay Zekâ Destekli Güvenli ve Akıllı Toplu Ulaşım Dönüşümü
İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü
İETT SmartSafe Mobility – Yapay Zekâ Destekli Güvenli ve Akıllı Toplu Ulaşım Dönüşümü
Proje İçeriği
İETT SmartSafe Mobility Projesi, İstanbul'da toplu ulaşım güvenliğini, operasyonel verimliliği, sürdürülebilirliği ve yolcu deneyimini aynı dijital mimari içerisinde geliştirmek amacıyla hayata geçirilen kapsamlı bir akıllı mobilite dönüşümüdür. Proje kapsamında 1.260 otobüs, yapay zekâ, IoT, görüntü işleme, telemetri ve veri analitiği teknolojilerinin birlikte çalıştığı yeni nesil sistemlerle donatılmıştır.
Projenin merkezinde sürücü ve yolcu güvenliği bulunmaktadır. Araçlara entegre edilen yapay zekâ çipli kameralar aracılığıyla yetkili sürücü doğrulaması yapılabilmekte; sürücülerin görev ve sürüş süreçleri dijital olarak izlenebilmektedir. Telefon kullanımı, sigara içme ve dikkat kaybı gibi güvenli sürüşü olumsuz etkileyen davranışlar sistem tarafından otomatik olarak algılanmakta; sürücüye anlık sesli uyarı ve koltuk titreşimi ile geri bildirim verilirken aynı bilgi filo yönetim merkezine de aktarılmaktadır.
Telemetri ve CAN-BUS verileri üzerinden ani frenleme, rölanti kullanımı ve benzeri sürüş parametreleri analiz edilerek sürücüler için güvenli sürüş performans göstergeleri oluşturulmaktadır. Böylece riskli davranış sergileyen sürücüler belirlenebilmekte ve genel eğitimler yerine ihtiyaç odaklı eğitim programlarına yönlendirilebilmektedir. Kaza ve olay sonrasında ise sürücü bilgileri, görev süresi, geçmiş ihlaller ve araç telemetri verileri merkezi veri altyapısında birlikte analiz edilerek önleyici aksiyonların geliştirilmesi mümkün hâle gelmektedir.
Proje yalnızca sürücü güvenliğiyle sınırlı değildir. Yolcu sayım ve durak kameraları sayesinde araçlardaki yoğunluk ile binen ve inen yolcu sayıları takip edilmekte; elde edilen veriler sefer ve güzergâh planlamasının iyileştirilmesinde kullanılmaktadır. Böylece kapasitenin daha verimli kullanılması, gereksiz duruş ve boş seferlerin azaltılması, yakıt tüketimi ile karbon salımının düşürülmesi hedeflenmektedir.
ADAS teknolojileri ile şerit takibi, çarpışma riski ve yaya algılama gibi kritik güvenlik fonksiyonları desteklenirken; kör nokta kameraları ve 360 derece görüş sistemleri sürücü farkındalığını artırmaktadır.
Projenin teknolojik omurgasını oluşturan ITS BOX, araç içerisindeki 20'den fazla IoT cihazının tek merkez üzerinden yönetilmesini sağlamaktadır. Smart PDU ile cihazların enerji tüketimi ve çalışma durumları takip edilmekte, gerektiğinde uzaktan müdahale edilebilmektedir. Mobil UPS altyapısı sayesinde araç çalışmasa dahi kamera ve güvenlik sistemleri 6 saate kadar faaliyetini sürdürebilmektedir. Yangın gibi olağanüstü durumlarda ise Firebox çözümü, 1.100 °C'ye kadar veri koruması sağlayarak kritik görüntü kayıtlarının güvenliğini desteklemektedir.
Panik butonu ve araç içi interkom sayesinde sürücüler olağandışı durumlarda filo merkezi ile hızlı ve kayıt altına alınabilir iletişim kurabilmektedir. Bunun yanı sıra USB Type-C şarj üniteleri, 21 inç bilgilendirme ekranları ve erişilebilir görsel-işitsel anons sistemleri ile yolcu deneyimi de dijital olarak iyileştirilmiştir.
Sonuç olarak SmartSafe Mobility, farklı amaçlarla kullanılan çok sayıda teknolojiyi birbirinden bağımsız sistemler olarak konumlandırmak yerine algılama, uyarı, merkezi izleme, veri analizi, karar alma ve iyileştirme süreçlerini tek bir dijital ekosistemde birleştiren bütüncül bir akıllı ulaşım platformu ortaya çıkarmıştır.
Projenin Amacı
SmartSafe Mobility projesinin temel amacı, yolcu güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak ve daha güvenli, kesintisiz, sürdürülebilir bir toplu ulaşım hizmeti sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda sürücü güvenliği, filo yönetimi, bakım, denetim ve operasyon gibi kurum içi süreçler de dijitalleştirilmiş, entegre edilmiş ve daha etkin hale getirilmiştir.
Proje; sürücü davranışlarını, araç durumunu ve operasyonel verileri anlık olarak analiz ederek risklerin erken tespit edilmesini ve hızlı müdahaleyi mümkün kılmaktadır. Böylece bir yandan yolcu güvenliği doğrudan artırılırken, diğer yandan bakım, denetim, filo yönetimi ve operasyon planlamasında verimlilik, izlenebilirlik ve karar alma kalitesi yükseltilmektedir.
Bu yönüyle SmartSafe Mobility, yalnızca kurum içi süreçleri iyileştiren bir dijitalleşme çalışması değil; yolcu güvenliğini merkeze alan ve aynı zamanda kurumun çalışma biçimini reaktif yapıdan proaktif ve öngörülebilir bir yönetim modeline dönüştüren bütüncül bir projedir.
Proje içindeki en büyük inovasyon nedir? (yeni bir teknoloji veya var olan teknolojinin farklı kullanımı gibi. IOT, M2M, AI vb.)
Projenin en büyük inovasyonu, araç içerisindeki farklı güvenlik ve operasyon teknolojilerinin tek tek kullanılması değil; yapay zekâ, IoT, telemetri ve merkezi veri analitiğinin birbirini besleyen kapalı döngü bir karar mekanizması hâline getirilmesidir.
SmartSafe Mobility'de risk yalnızca kaydedilmemektedir. Sistem riskli bir davranışı veya durumu algılamakta, sürücüyü anlık olarak uyarmakta, bilgiyi filo merkezine iletmekte, olay ve telemetri verilerini merkezi sistemlerde analiz etmekte, sürüş performansına ilişkin göstergeler oluşturmakta ve elde edilen sonuçları eğitim, operasyon, bakım ve planlama süreçlerine geri beslemektedir.
Bu sayede klasik araç kamerası veya sürücü destek sistemlerinin ötesine geçilerek, otobüsün kendisi gerçek zamanlı veri üreten ve merkezi karar sistemleriyle iletişim kuran akıllı bir mobil IoT ve yapay zekâ platformuna dönüştürülmüştür.
Aynı mimari içerisinde sürücü doğrulama ve davranış analizi, ADAS, yolcu sayımı, telemetri, 360 derece görüntüleme, panik butonu, interkom, akıllı enerji yönetimi, Firebox ve kesintisiz güç sistemlerinin birlikte yönetilebilmesi projenin temel farklılaştırıcı unsurudur.
Proje kurum içindeki hangi bölüme fayda sağlamıştır?(satış, pazarlama, finans, İK, IT, Üretim, Planlama, Satın alma, Lojistik Müşteri İlişkileri gibi)
Proje tek bir birime değil, birden fazla operasyonel ve idari fonksiyona doğrudan fayda sağlamaktadır. Başlıca faydalanan alanlar; Bilgi Teknolojileri/Bilgi İşlem, Filo ve İşletme Yönetimi, Ulaşım Planlama, Araç Bakım ve Teknik Hizmetler, Sürücü Eğitim ve Gelişim süreçleri, İş Sağlığı ve Güvenliği/Güvenlik, Kalite ve Performans Yönetimi ile yolcu deneyimi ve denetim süreçleridir. Bilgi teknolojileri açısından farklı cihaz ve verilerin merkezi yönetimi sağlanırken; operasyon birimleri açısından gerçek zamanlı görünürlük ve daha hızlı karar alma imkânı oluşmuştur. Teknik bakım ekipleri cihazların durumunu uzaktan izleyebilir hâle gelirken, sürücü eğitim süreçleri ölçülebilir davranış verilerine dayalı ve ihtiyaca özel bir yapıya dönüşmüştür. Yolcu güvenliği ve hizmet kalitesi tarafında ise anlık risk tespiti, erişilebilir bilgilendirme ve daha etkin kapasite planlaması sağlanmıştır.
Projenin hayata geçirilmesi konusunda üst yönetimin desteğini tam olarak alabildiniz mi?
Evet. Projenin 1.260 aracı kapsayan geniş ölçekli yapısı; bilgi teknolojileri, işletme, bakım, güvenlik ve sürücü yönetimi gibi çok sayıda fonksiyonun koordineli şekilde çalışmasını gerektirdiğinden, üst yönetim sahipliği projenin hayata geçirilmesinde kritik rol oynamıştır. Üst yönetimin dijital dönüşüm, ulaşım güvenliği ve operasyonel verimlilik hedeflerine verdiği destek sayesinde projenin kurum genelinde uygulanması ve farklı sistemlerin ortak bir mimari altında entegre edilmesi mümkün olmuştur.
Proje sonunda ortaya çıkan sonuçları analiz edebildiniz mi? Rakamsal verilerle ifade eder misiniz?(ROI, maliyetlerde yüzdesel azalma, üretim süresinde azalma, hata payının düşmesi vs.)
Evet. Projenin temel tasarım prensiplerinden biri, gerçekleştirilen dönüşümün ölçülebilir ve veri üzerinden yönetilebilir olmasıdır.
Araçlardan elde edilen sürüş, telemetri, yolcu yoğunluğu, cihaz durumu ve güvenlik verileri merkezi platformlarda analiz edilebilmektedir. Bu sayede riskli sürüş davranışları, sürücü performansı, araç içi yoğunluk, cihaz arızaları, enerji kullanımı ve operasyonel olaylar izlenebilir hâle gelmiştir.
Proje kapsamında günde 1.000'den fazla araç ve personelin dijital olarak denetlenebilmesi, yapay zekâ destekli video analitik sistemlerinde %98'e ulaşan doğruluk, araç başına 20'den fazla IoT cihazının merkezi yönetimi, güvenlik sistemlerinde 6 saate kadar kesintisiz çalışma ve kritik kayıtların yangın koşullarında 1.100 °C'ye kadar korunabilmesi projenin ölçülebilir teknik çıktıları arasındadır.
Merkezi veri analitiği sayesinde yalnızca geçmiş olayların raporlanması değil; tekrar eden risk örüntülerinin belirlenmesi, sürücü eğitimlerinin ihtiyaç bazlı planlanması, operasyon süreçlerinin iyileştirilmesi ve önleyici aksiyonların geliştirilmesi mümkün hâle gelmiştir.
Projenizde şirket içinden kaç kişi aktif olarak görev almıştır? Ekip birimleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
30
Projenizde (varsa)işbirliği kurduğunuz veya destek aldığınız bilişim şirketlerini belirtiniz.
Proje, İETT’nin kendi Ar-Ge, bilgi teknolojileri ve mühendislik yetkinlikleri ile kurum içi kaynakları esas alınarak hayata geçirilmiştir. Projenin ihtiyaç analizi, çözüm mimarisi, sistemlerin birbirleriyle entegrasyonu, veri yönetimi ve operasyonel süreçlere uyarlanması İETT bünyesindeki uzman ekiplerin bilgi birikimi ve saha tecrübesiyle şekillendirilmiştir. Bu yaklaşım sayesinde kurumun teknolojik yetkinliğinin geliştirilmesi, kritik bilgi ve deneyimin kurum içerisinde tutulması ve dışa bağımlılığın azaltılması hedeflenmiştir. Farklı teknoloji bileşenlerinin 1.260 araçlık geniş bir filoda ortak bir mimari altında çalışmasını sağlayan yapı, İETT’nin kendi Ar-Ge yaklaşımı ve iç kaynaklarının etkin kullanımıyla oluşturulmuştur. Bu nedenle proje kapsamında, çözümün geliştirilmesinde ana teknoloji ortağı olarak konumlandırılmış harici bir bilişim şirketi bulunmamaktadır.
Proje sırasında kullandığınız ve spesifik önemi olan markaları (varsa) belirtiniz. (Yazılım veya donanım markaları)
Proje kapsamında araçlara entegre edilen yapay zekâ, IoT, telemetri, ADAS, enerji yönetimi ve veri güvenliği sistemleri, alanında uzmanlaşmış ve sektörde kabul görmüş teknoloji çözümleri kullanılarak hayata geçirilmiştir. Sistemlerin seçiminde öncelik; teknik performans, entegrasyon kabiliyeti, güvenlik standartlarına uyum ve İETT'nin operasyonel ihtiyaçlarına sağladığı katma değer olmuştur.
